izmir
MAZLUMDER İzmir Şubesinden Basın Açıklaması
BASINA VE KAMUOYU'NA
İzmir'de, ulusal bir gazeteye de yansıyan ve bir apartman kapıcısının, işvereni olan apartman yöneticisi tarafından "başörtülü akrabaları" nedeniyle maruz kaldığı muameleyi konu edinen haber, eğer gerçeği yansıtıyorsa, bu vakıa, inanç ve ifade özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlükler açısından kaygı verici olduğu gibi toplumsal bölünmüşlük ve ayrımcılığın ifadesi olarak da ürkütücü bir örnektir.


İddia olunduğu şekliyle, bir apartman yöneticisinin, adına yönetmelik dediği ve kapıcı için işyeri talimatnamesi hüviyetindeki metin içerisinde ; "Eşi ve kızları, siyasal simge haline gelen türban ve benzerlerini kullanamaz. Dini inanç ve ibadetini herkesin gözü önünde yapamaz, işlerine mazeret olarak gösteremez" ifadesine yer vermesi, keza iddia edildiği üzere bu hükmün kapıcıya misafirliğe gelen başörtülü akrabalara teşmil edilerek uygulanması, bizleri modern Türk Apartman yöneticiliği'nde yeni taktik ve stratejiler türünden bir tespite zorluyor.


Bir apartman yöneticisinin çalışma hayatında ihdas ettiği ve uyguladığı iddia olunan bu başörtüsü yasağı, her ne kadar formel açıdan devlet kaynaklı değil ve bazılarınca bir hak ihlali gibi değerlendirilmeyebilir ise de bu örnek olayda, inanç ve ifade özgürlüğünün açık ihlal edilmiş olması yanında, genel anlamıyla ve aynı zamanda iş ilişkisi ya da çalışma düzeni anlamında evrensel ayrımcılık yasağı prensibine aykırı davranıldığı açıktır.


Diğer taraftan yıllardır evrensel hukuk prensiplerine aykırı yorum ve uygulamalarla, devlet kaynaklı bir ayrımcılık fenomenine dönüşen başörtüsü yasağı, gerek konu edilen haberde yaşandığı iddia olunan olaydan ve gerekse daha önce yaşanmış başka bazı olaylardan da anlaşılacağı üzere toplumsal bir paranoyaya ve yasakçılığa da kaynaklık etmektedir. Bir diğer deyişle otoriteryen ve yasakçı devlet uygulamaları, toplumda konu edilen türden ayrımcı pratikleri ve nefret suçlarını üretmektedir. Sonuç olarak insan hak ve özgürlükleri konusunda yasakçı ve daraltıcı yaklaşımlar içerisinde olan devlet sistemi, ayrımcılığı ve nefreti toplumsallaştırmaktadır. Keza, bu türden ihlal vakalarında devletin sorumluluğu yadsınamaz ve görmezden gelinemez.


Bu noktada, T.C. Devleti, yetkili kurumları aracılığı ile ulusal ve uluslarüstü mevzuatın kendisini yükümlendirdiği negatif ve pozitif yükümlülüklerin gereğini yerine getirmeli, temel hak ve özgürlükler alanını ihlal eden değil, himaye eden ve genişleten bir suje olduğunu ortaya koymalıdır.


Kamuoyuna saygı ile duyurulur.09.06.09

MAZLUMDER İzmir Şubesi
Yönetim Kurulu adına
Av. Suphan ERKAN
FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı BASIN AÇIKLAMALARITarih 2009-06-09
Okunma Sayısı : 1280

 

Şube ve Temsilcilerimiz
izmir
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - Mazlumder / İzmir Şubesi
Adres: Birleşmiş Milletler Cad. Ocak İşhanı NO: 5 Daire: 5 Varyant/Konak/İZMİR
E-posta: izmir@mazlumder.org | Telefon: (232) 484 06 41 | Faks: (232) 484 06 41

Ziyaretçi Sayımız : 941024

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari